Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü

Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü

Ülkemin toprakları acıyla karılmıştır benim. Mazlumun inlemesini işitmez çoğunluklar. Aslında yan yana çizilmiş çizgilerden ibaretsek de hepimiz... Birilerimiz birilerimizi şeytanlaştırdılar.

+ - 1

Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü. Bitmiyor mu bitmeyecek mi? Daha ne kadar çaresizce yazılacak kağıtlara yazılar. Güneş mi yorgun yoksa ay mı tutulmuş. Demirden mi kara bulutlar neden dağılmıyorlar. Kızmaktan, söylenmekten yorulduk artık. “İnceldiği yerden kopsun!” demenin de bir anlamı yok. İnsanlara için için öfkelenip durmanın ne manası kaldı? Dağlar sitemle oynamıyorlar yerlerinden. Güzel bir şeyler de duymayalı çok oldu yazık. Ümide ait ne varsa hepsi hayvan tersine bulandı. Bu kaçıncı inkisardır bu kaçıncı yorgunluk. Çöl kertenkelelerinin suyu çıkarma ihtimaline mi kaldık. Beter gün, beter ay, beter yıllar mı var?

Yorgunluk sıcak külleri kucaklamak gibi yorgunluk. Küller ki bize ait, sana, bana, başkalarına ait… Küflenmiş yorgunluk kemiklerimize demir atan. Özgür değiliz artık özgürlük ışık kadar uzak. Yutkunduğumuz tozlu demirler gırtlağımızdan inmez aşağı. Kaç kere daha öleceğiz bu kaçıncı ölüm duyarsızlığa. Ben bilmezdim hissizlikle savaşın asla galip bitirilemeyeceğini. Bu kaçıncı yıkılmak, kaçıncı düş kırıklığı. Yer yoruldu düşmelerimizden, sabaha daha kaç var? Her kabusun ardından yenileri takip etti. Kulaklarımız tatlı bir nağmeye hasret, düz tesellilere muhtaç. Toprak kadar çiğnenip tütün gibi tükürülüp… Yapıştığımız yorgunluk, ahmaklığa sitem boşa…

Beni Benden Oldugunu Soyleyenler Oldurdu2
Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü

Beni benden olduğunu iddia edenler öldürdü. Yaşatmaya dair her ne varsa yerlerde süründürüldü. Vurdumduymazlık hissizlik merhametsizlik kazandı yalan değil. isyan etmek boşa çünkü köleler isyan etmez. Şiirlerimizin kafiyeleri hep acılardan oldu. Şarkılar ağıt, türküler bize mersiye. Ölsek ağlayanımız, yürüsek çelme takmayanımız yok. Özgürlüğümüz kuduz köpeklere yem olmuş. Tutuşmuyor yağlı kağıtlar. Ağlamaktan kurudu gözlerimiz. Bir şey mi duydun, nerede, hani ne var? Kalbimize inedursun tuğlalar. Beni yıkıntıların içinden tutun da çekin. Ne gün, ne vakit bitecek demirden ayrılıklar? Sitem etmek boşuna bugün. Her gün müptezel köpekler alkışlanacaklar. Yoğunum, yırtık, parçalanmış, bereli… Gözler kör olmuş hakikati görmeyeli.

Nietzsche
Önerilen Yazı
Nietzsche Ağladı da Ne Oldu?

Beni benden olduğunu söyleyenler öldürdü. Bilirim bilirim sorsanız katilimi. Ölmeye doyamadık onlar da öldürmeye. Keyifleri yükseldi bizim cenazelerimizde. Vurdular güvercinleri çivili sopalarla. Kan kokusu sardı kuduz benliklerini. Yalvarmak boşa artık rica, minnet geride. Bitti, bitmeyen, bitti bitmeksizin. “Bitsin!” dediğin sussun, bir şey söylemeksizin.

Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü
Beni Benden Olduğunu Söyleyenler Öldürdü

Bir damla yağmur ve bir kar tanesi. Yatağında akan küçük bir dere. Burnuma gelen soğuk toprak kokusu. Kurusa da dalını bırakmayan yaprak. İnceden inceden esen rüzgarlar. Sakince yavaşça sessizce gök gürültüsü. Duyumsadığı kuş cıvıltısı. Bu kadar da olsa umut işte… Şu kadarcık olsun umut…

Ben bir geceyim öğlenin bağrında. Ahmaklığın karanlığı yitirdi beni. Yıldızlar görünmez ıssız karanlığımda. Hissizlerin kavli doğurdu beni. Ben bir karanlığım ay ışığında. Milletimin bağrından çıkıp geldim ben. Sinemle söndürürüm mum ışığını. Karardım ahmaklığın devasız haliyle. Karanlık gibi çöktüm toprağa. Benden olduğunu söyleyenlerin karanlığıyım. Beni benden olduğunu söyleyenler öldürdü. Ahmaklığın karanlığı yuttu gözümün ferini. Beni ahmakların karanlığı öldürdü.

Yazar Hakkında

Okur, yazar, eleştirir...

İçinde Kalmasın Yorum Yap