Sürgün Zamânem

Sürgün Zamânem

fi

+ - 0

Ruh daima sürgün, duraksızdır bazen kuraktır . Bu sürgünler, gözle görülemez. duyulmaz koca koca sesler olsa da kulak verilmez ve bazen sürgün edilmektedir binlerce kez mahkum edilmektir. Tel örgülerinin ardına bir varıştır bin yokuş yoksa varmak mıdır? Yüreği coşturan tel örgülere kimin nesi kaç kişinin sesidir bu ruhun sürgünü yoksa yüreğindeki öteki duvarlar ve pencereler midir ya da ellerindeki halkalardır, dilindeki kilittir seni hapseden başka ülkelere.

Dedim ya bin varıştır. Bu varış bazen bir kaleye, bazense kafese ondan olsa en geniş kafestir kalp.

Kafesin içindeki tüm kuşları boğazlayıp öldürmektir en uzun sürgün. Kelimelerin tam gövdelerinden yara almasıdır. Sürmektir kendini uçurumun dibine. Uçmak isteyip çakılmaktır taşlara. Kısacası bedenimin yaşıdır. Ruhumu çocukluğumda kapı önünde ip atlayan bir çocuğa emanet ettiğim gündür sürgünü zamanem. Beden gemidir, ruh deniz.

sürgün zamanem

bir idam mahkumunun son gunu
Önerilen Yazı
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo

Denizin olmadığı bir şehirde geminin eksikliği de hissedilmez. Denizinin rotasını bilmeyen kaybolur. Rüzgarları düşünmezse eğer oradan oraya savrulur hatta batar o gemi. Biz batan gemi değildik. Denizi olmayan bir şehirde eksikliği hissedilmeyen ezelden kayıp bir gemiydik ! Gözce anlaşılamadık. Dünya içindeki suda balıkların diğer bir balığa sağır oluşu ile başladı bence sürgünler… Öyle denizin dibini boyladık. susmak çok konuşmaksa bir yürek için dünya çoktan batmıştır o kirli deniz de…

Satılmıştı dünya gerçekleri. Perdesi örtülmüş bir ruhun içine hiçbir ışık sızamazdı bunu hep hatırlarım ‘evinde kalmaktır ölünün sürgünü ve bir çocuğun sulu boyasını alıp etrafı gökkuşağına, kendini siyaha boyamasıdır.’

Yazar Hakkında

İçinde Kalmasın Yorum Yap