Medine Müdafaası ve Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa

Medine Müdafaası ve Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa

Kahramanlar, her zaman tarihin onurlu sayfalarında yerlerini alırlar. Fahrettin Paşa 'nın efsane kahramanlığını anlatmaya satırlar yetmez.

+ - 1

Çöl Kaplanı 1916’da 4.Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine’ye gönderilmiştir. İngilizler’in desteğinde isyana girişen Şerif Hüseyin’in ve oğullarının 50 bin kişilik ordusuna karşı, kısıtlı imkanlara rağmen yaptığı Medine müdafaası ile büyük takdir toplamıştır. Medine’ye askeri mühimmat ve erzakın ulaşması isyancılar tarafından engelleniyordu. Fahreddin Paşa, ilk iş olarak Medine’de bulunan Hz. Peygamber’in mukaddes emanetlerini herhangi bir yağma ihtimaline karşı 2000 askerlik bir koruma ile İstanbul’a gönderdi. Medine ve çevresinde 100 km’lik bir emniyet şeridi oluşturan Fahreddin Paşa, son derece kısıtlı imkanlarla 2 yıl 7 ay boyunca İngilizler ve onların yerli işbirlikçileri olan çöl bedevilerine karşı Medine’yi savunmaya devam etti.

30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesini imzalayarak I. Dünya Savaşından çekildiğinde mütarekenin maddelerine göre Fahreddin Paşa’nın da teslim olması gerekmekteydi. Ancak o peygamberinin minberini ve kabrini düşmana teslim etmeyecek ve direnecektir. “Peygamber mezarının kubbesi başıma yıkılmadıkça, mezara hiçbir yabancıyı sokmam.” der. “Efendimizin kabrinin bulunduğu Medine’deki Türk Bayrağını kendi elimle indiremem eğer indirilecekse buraya başka kumandan gönderiniz; İngilizlere ve Araplara teslim olmaktansa şehri ve kendimi feda ederim.” diyerek kuşatmaya canla başla karşı koyar. Bu arada devamlı “Ravza –i Mutahhara”ya, yani peygamberimizin mezarına giden Fahreddin paşa, mezara seslenerek şöyle diyordu: “ Ya Resululah, senin için savaşanlarla sana karşı çıkanları gör, Allah’ın yardımını bize ulaştır.”

fahrettin pasa

Fahrettin paşa peygamberimizle rüyada Medine’yi teslim etmemesi üzerine akitleşir. Anlaşmaya karşı gelerek Medine’yi teslim etmez ve şehirden çıkmaz. Günlerce askerleriyle birlikte çekirge yer. Hurma çekirdeklerinden ekmek yaptırıp onları yer. Baskılar sonucunda durumu kabullenemeyen Fahreddin Paşa, “Ravza-i Mutahhara” yakınındaki bir medreseye gider ve burada daha önce hazırlattığı yatağına girip bir yere gitmeyeceğini söyler. Silahını ve kılıcını yatağının altına koyar ve “Ben burada kalmaya devam ediyorum, isteyen gitsin.” der. Gece olunca subaylar bir oyun oynayarak paşa’nın silahlarını alırlar. Sabah yeniden gelen Osmanlı subayları paşayı omuzlarına alarak bir tören varmış gibi göstererek zorla ravza’dan çıkartırlar. Medine’nin artık teslim edileceğini anlayan paşa: “Hiç utanmaz mısınız? Hiç çekinmez misiniz bu şehri teslim etmeye? Ben gitmiyorum, zorla götürüyorlar. Şahit olun Medine sokakları, yollar, sokaklar şahittir. Peygamber efendimiz (s.a.v) şahittir. Ben gitmiyorum, zorla götürüyorlar.” diye feryad eder. Medine ahalisi ve kahraman Türk askeri Paşa’nın bu direnişini gözyaşları eşliğinde ve gurur duyarak seyrederler.

Böylece Medine’deki 400 seneden beri süren Türk hakimiyeti sona ermiştir. İşte bu kahraman paşamız İngilizler’e böyle teslim edilir ve önce Mısır’a, ardından Malta’ya götürülür. Daha sonra Malta’dan TBMM Hükümeti’nin girişimleri ile kaçırılarak milli mücadeleye katılır ve vatana hizmet etmeye devam eder. 1948’de ise vefat eder. Lakin o her ne hizmet yaparsa yapsın, her daim “Medine Kahramanı”, “Çöl Kaplanı” gibi lakaplarla ve kahraman savunmasıyla tanınacak ve anılacaktır.


Kahramanlar, her zaman tarihin onurlu sayfalarında yerlerini alırlar. Fahrettin Paşa ‘nın efsane kahramanlığını anlatmaya satırlar yetmez. Mekânı cennet olsun. Gençlerimize, hayali değil, böyle gerçek kahramanlarımızı ve onurlu hizmetlerini öğretmeliyiz. Kutsal emanetler bugün İngiliz müzelerinde sergilenmiyorsa, Topkapı Sarayı’nda ziyaretçilerini bekliyorsa bunu Fahrettin Paşa’ya borçluyuz.

Ey çöl kaplanı, Medine kahramanı Fahrettin Paşa Allah senden razı olsun. Mekanın cennet olsun. Bu millet ve İslam ümmeti senin kahramanlıklarını asla unutmayacaktır. Yaptıklarıyla düşmanın bile saygısını kazanan büyük Türk komutanı “Türkkan” soyadını almıştır. Ama o her zaman Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa’dır.

Yazar Hakkında

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

İçinde Kalmasın Yorum Yap

Yorumlar (1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.