İz Bırakan Kitaplardan Alıntılar

İz Bırakan Kitaplardan Alıntılar

+ - 1

Bazı kitaplarda okuduğunuz cümleler adeta içinize işler, kendinizi görürsünüz o kelimelerde. Bu yazımızda İz Bırakan Kitaplardan Alıntıları sizler için derledik. Cümlelerde kendinizi kaybetmeniz dileğiyle, keyifli okumalar.

Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteciliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi…

Aylak Adam

… Otele gidersin, minik sabun, minik şampuan, tek kişilik tereyağı, minik gargara ve tek kullanımlık diş fırçası. Standart uçak koltuğuna sıkışıp oturursun. Dev gibisindir.”

Chuck Palahniuk / Dövüş Kulübü

Ben öldüm. Ama ailem üzülmesin diye yaşıyor gibi yapıyorum

Juan jose Millas / Dünya ve Ben

Sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.


Emrah Serbes / Erken Kaybedenler

Yaşasın papatyalar; canım papatyalar. Seviyorum sizleri. Sizler ki bütün kış, toprağın altında, yalnız bizi düşünürsünüz ve ilkbaharda hemen serili verirsiniz ayaklarımızın altına…

Tutunamayanlar

Canımlarım benim. Seviyorum sizleri insan kardeşlerim. Durup dururken seviyorum işte. Sevip duruyorum. Kollarımı açıp bütün insanlığı kucaklıyorum. Papatyalar gibi sizi koparıp göğsümde tutmak istiyorum…” 

Tutunamayanlar

İki insanın birleşmesindeki sonsuzluk özü olmalı insan yaşamının

Tezer Özlü – Çocukluğun Soğuk Geceleri

Bazen bir insanın elindeki incil, babanın elindeki viski kadehinden daha tehlikeli olabiliyor

Harper Lee / Bülbülü Öldürmek

Başkalarının gözünde iyi yaşıyor görünürken, hayat ayaklarımın altından akıp gidiyormuş

Tolstoy / Ivan ilyiç’in Ölümü

İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır? diyordu. Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur

Ahmet Hamdi Tampınar / Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Diktatörlük hastalığı tarihte ilk kez küçük asya’da (anadolu) başlamış ve helen dünyasının tümüne yayılmıştır…

Maurice Duverger / Diktatörlük Üzerine

Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm

Nikos Kazancakis / Zorba

Biz, Türkler böyleyiz: oturur, konuşur, üzülürüz, acı acı çekiştirir, tenkid ederiz…

Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil / Yakın Maziden Hatıra Kırıntıları

Kusur, benim imzamdır. bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak ve olmalı

İhsan Oktay Anar / Suskunlar

Kalın, uzun ve ağarmış kaşlarının gölgelediği o ürkütücü yeşil gözleri varken, sözünü geçirmek için ayrıca bir de sopaya ihtiyacı olduğu söylenemezdi

İhsan Oktay Anar / Amat

Senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler

Khaled Hosseini / Uçurtma Avcısı

Bir insanın, başka fırsatları olmasına rağmen onları reddedip sürekli aynı kişiyle sevişmek istemesine, bu mutluluk verici duyguya aşk denirdi

Orhan Pamuk / Masumiyet müzesi

Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim

Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım

Oğuz Atay / Tutunamayanlar

Benim gibi yaşlı bir devrimciye böyle bir ödül vermek, kapitalizmin benden öç alma girişiminden başka bir şey değildir

Sartre – Nobel’i reddettiğini açıklayan konuşmasından

İnsanoğlu özgürlüğe mahkumdur. Çünkü, bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur

Sartre / Varlık ve hiçlik

Hiç insan öldürmediği halde, altı kişinin canına kıymış bir katilden daha cani insanlar gördüm. Umudumuzu öldürenleri gördüm

Dostoyevski / Ölüler Evinden Anılar

Sorarlarsa “ne yaptın bu dünyada?” diye, rahatça verebilirim yanıtını. Yalnız kaldım, kalabildim

Hakan Günday / Kinyas ve Kayra

Bir şeye ad vermek onu kendine alışmaya zorlamaktır. Yeryüzündeki bütün kinsiz, gurursuz, yalın ve dingin canlıyı evcilleştirmenin ilk adımıydı bu

Sema Kaygusuz / Yüzünde Bir Yer

Yazar Hakkında

Bilginin paylaştıkça güzel olduğuna inanan, her şeyi yazıp doğru düzgün biyografi yazamayan kitapsever

İçinde Kalmasın Yorum Yap

Yorumlar (1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.