Bülbülü Öldürmek – Harper Lee

Bülbülü Öldürmek – Harper Lee

İnsan kaç perdelik bir oyundur? Gerçekten kazanıp, gerçekten kaybettiği ne zaman anlaşılır? Bugünün lanetçileri yarının lanetlenenleridir.

+ - 0

Bülbülü Öldürmek, ABD’li yazar Harper Lee‘nin 1960’ta yayınlanan ve Pulitzer Ödülü kazanan romanıdır Meğer Her Şey Bir Yanılsamaymış

Derin sözler söylemek için derinlerde dolaşmalı, oralarda yolculuklar yapmalıdır. Zira insan en iyi tasvirlerini şehadetleri üzerinden yapar. Gerçek tüm çekiciliğine ve sınır bilmezliğine rağmen kurmacanın önündedir. Ve asıl gerçek ise sınır bilmezlikte kurmacanın boy ölçüşemeyeceği mesabededir.

Her devir birileri acı çeker. Çekmemelidirler belki ama tohumun çatlaması acı iledir. Acılar olmazsa diplerine sığınılıp gölgelenilen çınarlar boy vermez. Ardı sıra gelen nesiller sıcağın yakınlığından neşv-ü nema bulamazlar. Acı hayat kadar gerçek ve hayat kadar gereklidir.

Her devir birileri bir farklılık gözetilerek lanetlenir, geri kalanlar ise onları lanetleyerek öz varlıklarını melanetten mahfuz tutarlar. Lanetlenmişlere yapılan her kötü muamele övgü meselesidir. Aradan yıllar, on yıllar, yüzyıllar geçtiğinde lanetlenenler kutsanacak, lanetleyenler yaptıkları ve gurur duydukları muameleleri için lanetlenecekler ve onların yaptığı kötü muameleleri dinleyen sonraki nesillerin beyinleri üşüyecektir . Bu kaderdir. Soykırımların üzerinden geçen zaman dilimi, soykırımın failleri için çığ misal büyüyen felakettir. Zaman o çığı, kadranlarca büyütür ve o en menfur vakte doğru sürükler götürür. Alkış zamanları ne kadar da geri kalmıştır.

bulbulu oldurek alinti

İsyanlar ferden ferda, vicdanlarda başlar. Vicdan vicdan yayılır. Ölüm ormanları tutuşup rezaletler çıplak kalmasın diye lanetleyenler topluluğu, vicdan vicdan korku örtüleri ile gezmelidirler. Kendileri lanetli iken alınlarındaki siyah mühürler görülmesin diye gözleri kör etmelidirler.

Bataklık, kapkara bataklık bilinçlerden akan kasıtlı şeytani fikirlerle dolar, kanar ve kararır. Yalanların muştularında yılanların zehirleri aydınlanır. Ağız ağız gezer müfteri zehirli muştular. Öfkenin, kinin gamzelerinde yok etme, mahvetme kahır kahır filizlenir. Var olmak için yok etmek hissi, karanlığın beslenebilmesi için güneşin batışı kadar eskidir. Kusmuklarca fikirler, sokak sokak gezerler. Türlü türlü yırtıcılar boyunlarında tasmalar, üzerlerinde köpek yelekleri ile yiyecek masumiyetler ararlar. Yeryüzü daralır ve kibrit kutusu kadar kalır.

Sonrasında, sonranın sonrası… Ölümler gelir. Eceller birbirini izler. Ölmek için hususi bir sebebe ihtiyaç yoktur aslında. Öylesine de olabilir. Sonranın sonrasında farklı bir hakikat başlar. Ölüm perdeleri yırtar. Artık dışarısı görünücüdür. Gözlerde perdeler yoktur. Artık yalancı urbalar yoktur. Hakikat olanca somutluğu ve üşütücülüğü ile hakikattir. 

Bülbülü Öldürmek, Harper Lee

Eski, kadim bir efsaneye göre şeytanın yeryüzüne indiğinde siyah bir adamın kılığına girdiği söylenir. Buradan mı başlamıştır siyah adamın çilesi. Farklı olmasının ceremesi midir ama açık olan bir şey vardır ki her çoğunluğun ötekileştirdiği azınlık vardır. Toplumun cürmü üstünlük kibriyle işte bu gariplere yüklenir. Masumiyet suçlu olmamaları için yeterli sebep değildir artık.

bulbulu oldurmek

Romanın rol model karakteri Atticusun siyah topluluğun yargılanmadan beyaz vicdanında mahkum edilmiş bir ferdini savunmayı kabul etmesi ile kırılma başlar. Atticusun duruşunu takdir ederken kalbinizdeki adalet duygusu, iyiliğe olan meyil harekete geçer. Siyah toplum mert avukata kendi imkanlarınca teşekkür için gönderdikleri hediyelerin tasviri yapılırken acı bir tebessüm belirir yüzünüzde. Atticus kuduz köpeği vurduğunda nasıl ferahlamışsanız bülbülü öldürme öğüdünde de o kadar ikna olursunuz. Çünkü bülbül masumdur ve her masum gibi güzeldir sesi. Bülbülü öldürmek saksağanın suçunu ona yüklemektir. Bülbülü savunduğunuzda toplumun önyargılarının bedeliyle de karşılaşırsınız. Atticusun karşısına dikilip yaptığı civanmertliğin fena halde hesabını soracak çoğunluğu ise küçük Scout’ın soruları geriletir. Scout onlara baba olduklarını insan olduklarını çocuk masumiyetiyle hatırlatmıştır. Masumiyetin küçücük zaferi içinizde iyimserlik rüzgarı estirse de bülbül her hal ü karda öldürülecektir.

Romanda ve hayatta nerede durduğumuz karakterimiz hakkında ip ucu verir aslında. Bülbüller katledilirken nerede dururduk sizce veya nerede durduk? Alkışlar mıyız, ıslık çalıp görmezden mi geliriz, sendeleyip durur muyuz? Vicdanımıza seslenebilir miyiz?

1.bulbulu.oldurmek.gunahtir

Romanı okurken farklı coğrafya farklı zaman dilimi diye mevzuyu uzaklaştırırız kendimizden. Halbuki eski yunanda dendiği gibi anlatılan bizim hikayemizdir. Halil Cibran bir şiirinde”bir kere sessizliğe gömüldüm. Bir adam bana “Sen Kimsin?” dediği zaman “der.

Eser belki de sadece bir roman değildir koskoca bir sorudur.

Sen ne yapıyordun bülbüller katledilirken?

Mevzu bahis acıyı çekmeyenin acı hakkındaki fikri yalnızca teorik malumattan ibarettir.

Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek kitabını okumuş muydunuz? Kitap hakkındaki düşünceleriniz yorum atarak belirtebilirsinz. Binbir Sözlük sitemize de üye olabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Okur, yazar, eleştirir...

İçinde Kalmasın Yorum Yap