Gönlü Aydınlattığını Söyleyen Ay

Gönlü Aydınlattığını Söyleyen Ay

+ - 0

                                    

    “Dolunaya bakmak insanın üzerinde niçin böylesine cömert?”

Seni seviyorum” ne kadar sıcaklık belirten ve içimizi huzurla dolduran küçük bir söz öbeği. Alfabede bildiğimiz kadarıyla 29 harf vardı değil mi? Yanılmıyorumdur umarım. Peki 80 milyon insanın da kullandığı harflerden herkese aynı şeyler mi yazılıyor? Ya da bir karanlık gecede doğan ay sadece bir kişiye mi doğuyor? Bence bu soruların cevapları hayır olmalı. Peki bu konularda neden çoğu kişinin tereddütleri var ki?

Seni Seviyorum

 “Seni seviyorum” herkes için güzel duygular uyandıran harflerden oluşur iken, doğan ay ise yine herkeste romantizm yapma isteği uyandırıyor. Tabi unutulmaması gereken bir şey daha varsa bu da şudur: “Herkes aynı gökyüzünün altında ama bulutları farklı.” Peki bunlar bize neleri anlatıyor? Derdimiz ne bizim? Bir ruh için hayatın anlamı nerelerdedir?

Bunlara cevap bulmak son derece romantik gibi görünse de yine de herkesin romantizmi de farklıydı aynı gibi görünen. Dedik ki herkesin gökyüzü, Ay’ı, romantizmi aynı gibi görünen ama farklı dünyalar. Bunlar neden bize önemli. Siz şimdi bu cümleleri okurken aslında yan yana dizilmiş birkaç şekilden başka bir şey görmüyorsunuz. Ama bu şekiller size ve bana kim bilir neler ifade ediyor. Peki neden hala mutlu olamıyoruz, sanki hala içimizde bir ukde var gibi. Herkesin vardır içinde bir dünyası ve o dünyasının gökyüzü: bulutları, alfabesi, dolunayı. Bu dünyanın içerisine en uygun gelen şekilleri gerçek hayattan alıp o dünyamıza yerleştiriyoruz. Sonra da o Ay’ın bizim için doğduğunu sanıyoruz. Gönlümüzü aydınlattığını sanıyoruz. Hele bazen o dünyaya o kadar kapanıyoruz, saklanıyoruz ki içine; gerçek hayattan aldığımız o parçanın sahibine haksızlığın kralını yapıyoruz. Ve ona da diyoruz ki: “Sen benim çok hoşuma gittin, ihtiyacımı karşılıyorsun, kalır mısın?

gonul ay
Herkesin Dünyası Farklıdır

Biz o Ay’ın dünya için orada olmadığını yani onun tek amacının buraları aydınlatma değil de yörüngesi olduğunu, pek de bizim hatırımız için buralarda olmadığını kavramıyor; üstüne üstlük ona bir ip bağlatıp sürekli orada tutmaya çalışıyoruz. Ben orada mutluyum beni diğer taraflar ilgilendirmez misali aldığımız parçaları kullanıp da kullanıyoruz. Ne dedik şimdi? Herkesin dünyası farklıdır ve bu dünyalarda yaşamak  istiyorsak eğer sahibinden alıp kullanmak yerine sahibini de çağırıp birlikte yaşamak kaydıyla insanlığın gerçek doğasını insanın kendisiyle yaşamalıyız. Sevgi denen şeyi bizler yaşamakla mükellefiz.

Bizler onu var etmek için varız, onu yaşayan insanlar kişiden değil sevginin kendisinden feyz almalıdır ama bir konu var ki bu konuda doğru hareket etmemek sevginin feyzinden alınan sevgi değil daha çok şekillerinden ibaret kalmaktadır. Nedir bu dikkat? Sevgiyi yaşayanlar, onunla mükellef olup yaşamaya gönüllü olanlar, o mükellef oldukları gönlü ya da o sevgiyi yaşatmak isterken ki niyetini sevginin doğasından çalıp da kendi arzularını tamamlamaya çalışıyor, birlikte yaşanması gerekeni yaşamıyorsa sevgiyi de yaşayamıyor ya da daha doğrusu sevgi sanıp aslında sevginin bir harfinden dahi feyz alamıyordur ya da sevgi nedir pek bir fikri yoktur. Zaten aldığı vakit tıpkı Platon’un da düşündüğü gibi idealar evrenine ulaşacaktır.

  O evrensel kelimeyi tek kişi kendi içerisinde yaşasın diye değil sevgi duygusunu ortaklaşa yaşamak için yarattık biz. Kendim yaşayayım karşıdaki de kendisi yaşasın ama o bizim sevgimiz olsun demek bencillikten öteye geçemeyecektir. İnsan kendini sevmeli ama başkasından sevgi ihtiyacını karşılayacaksa da birlikte bu işi başarmalıdır.Bizler dünyamızı aydınlatmakla mükellefiz çünkü doğamız gereği karanlıkta göremeyiz. Aydınlatmak için de gönlü aydınlatan bir ay gereklidir. O gönlü aydınlatan Ay’dan bahsedebilmek için o ayın ne demek olduğunu kavrayıp aslında o doğan şeyin tek değil iki kişinin üstüne doğduğunu anlamalıyız. Onu anladığımız vakit yaradılış temelinde birbirini tamamlayan iki parçaya doğan ay, tüm kainatı aydınlatmaya doğan bir ay gibi doğacaktır…

Yazar Hakkında

Necmettin Erbakan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Türkiye Küresel ve Bölgesel Araştırmalar Enstitüsü İsrail-Filistin araştırmacısı Yazar "Sade'ce Söyle" kitap yazarı. Şiir yazar.

İçinde Kalmasın Yorum Yap