Deprem

Deprem

+ - 0

Bağırışlar duyuldu; korkak, güçsüz ve çaresiz. Sanki tüm kent tek bir ses olmuştu ve karanlığa çarpan yüksek avazlı bir çığlığa dönüşmüştü. Ayakları altındaki zemine, toprağın kör derinliklerinden tüm kenti zıplatacak devasa bir balyozla vuruluyordu. Kentin altındaki kilometrelerce kalınlıkta toprak kütleleri üzerindekileri taşımaktan vazgeçmiş gibiydi. Hasan her balyoz darbesini beyninin kılcallarında hissediyordu. Karşısında bir soluk mesafesinde arkadaşı Mesut vardı ve bağırıyordu. 

-Ne olur! Ne olur! Ne olur Allah’ım!

Mesut sürekli bağırıyordu fakat Hasan olduğu yerde donakalmıştı. Sadece dokuz saniye süren deprem, Hasan için saatlerin içine sığamayacağı farklı bir zaman dilimiydi. Deprem anında apartmanın beşinci katındaki, arkadaşı Mesut’un evine geleli bir kaç dakika olmuştu. 

Devrilen dolapların üstünden atlayarak geçti Hasan. Dairenin kapısını hızla açtı ve merdivenlerden aşağıya inmeye başladı, apartmanın içi zifiri karanlıktı. Merdiven boşluğundaki duvarlara yapıştırılmış mermerler yerinden ayrılmış, parçalamış ve zemine doluşmuştu. Sakinliğini korumaya çalışarak , dikkatli davranarak sadece yarım kat inebildi ve sonra önünde onlarca kişinin olduğunu fark etti. Üstelik hemen önünde güç bela ilerleyenin, çok yaşlı biri olduğunu anladı. Ya tekrar deprem olursa, bir sarsıntıya daha dayanamam diye düşünüyordu.

deprem hikayesi
1999 depremi eşref amca

Apartmanın besinci katından aşağıya inmesi epey uzun sürdü ve yan tarafta bulunan bir binanın yıkılmış olduğunu fark etti. Yürüyerek yıkıntının yanına geldi, etraftakilerden içeride kimsenin olmadığını öğrendi. Gayri ihtiyari neredeyse iki kilometre uzakta bulunan hastaneye doğru yürümeye başladı. Müthiş bir baş ağrısı hissediyordu. Beyni sürekli zonkluyordu. Çevrede panik halinde insanlar, arabalar vardı. Epey yürümesine rağmen hastaneye bir türlü ulaşamıyordu. Şok etkisiyle farklı bir tarafa gittiğini anladı. Yıllardır yaşadığı kentte kendi çalıştığı hastaneyi bir türlü bulamıyordu. Sonunda çevrede bulunanlara sorarak hastaneyi bulabildi. Hastanede acil servisin önü karmakarışıktı. Her yere düzensiz bir biçimde hasta yatakları çıkarılmıştı. Bir tarafta sanki hiç deprem yaşamamış gibi yaralılara müdahale eden doktorlar, hemşireler vardı. Diğer tarafta deprem etkisiyle şoka girmiş ağlayan, bayılan, bağıran insanlar vardı. 

Hasan sanki aynı korkunç filmi tekrar izliyor gibiydi. Gerçek miydi tüm bu olanlar? On beş gün önce büyük bir deprem olmuş, yüzlerce insan ölmüş ve acil servisin önü mahşer yerine dönmüştü. 

İlk depremin üzerinden sadece on beş gün geçmişti. Evi ağır hasar almıştı, kalacak bir evi yoktu artık ve her gece onlarca depremzedeyle beraber camide yatıyordu.

Sonraki gün acilde nöbeti vardı. Çantasına stetoskopunu ve önlüğünü koydu. Günlerdir yaptığı üzere camiye geldi uyumak için fakat kapı caminin kapısı kilitliydi. Nasıl olur diye düşündü. Anlam veremedi daha düne kadar onlarca kişi mecburen bu camide yatıyordu. Kim kilitlemişti kapıyı! Çevrede hiç kimse yoktu. Geceyi geçirebileceği, aklına gelen bir yer yoktu. Caminin bahçesinde bir banka oturdu, kendini çok çaresiz hissediyordu. Ağlamak istiyordu hem de deliler gibi. Elindeki telefonunda kişi listesini bir aşağı bir yukarı geziyordu. Mesut’un numarasına bir süre bakakaldı, aradı sonra. Mesut gayet rahat konuşuyordu.

‘’ Gel bu gece bende kal. Apartmanımız belirgin hasar almadı depremde. Doğrusu evim hastaneye uzak ama yarım saate gelirsin buraya’’.

Hasan bir nebze rahatlamıştı. Yarım saat yürüdü ve Mesut’un evine ulaştı. İçeri girdi birkaç dakika geçti ve ikinci depremi yaşadı.

Hasan hastane bahçesinde ikinci kez izlediği bu filmin aynı zamanda iyi bir figüranıydı. Yaralılar için canhıraş uğraşıyordu. Serumlar, bandajlar, ilaçlar ve daha birçok tıbbi malzeme hastaneden çevreye saçılıyordu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Artçı sarsıntılar devam ediyordu. Bu kenti yarın derin bir sessizlik kuşatacaktı çünkü insanlar öbek öbek terk ediyorlardı yaşam alanlarını. Fakat hastanenin ışıkları ne olursa olsun yanıyordu ve Doktor Hasan hep görevinin başındaydı.

Yazar Hakkında

Ankara doğumluyum. Güzel ülkemin farklı kentlerinde doktor olarak görev yaptım. Halen muğlada enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak görev yapmaktayım.Evliyim ve iki çocuk babasıyım.

İçinde Kalmasın Yorum Yap