Modern Türk Öykücülüğü’nün Kurucusu: Ömer Seyfettin

Modern Türk Öykücülüğü’nün Kurucusu: Ömer Seyfettin

1
+ - 0
Yazdığı hikayelerle tanıdığımız, Milli Edebiyat Akım’ının kurucusu Ömer Seyfettin’i yakından tanımaya hazır mısınız?

1884 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde dünyaya geldi Ömer Seyfettin. Okul serüveni Mekteb-i Osmanî ile başlayıp Askerî Baytar Rüştiyesi’ne kayıt olarak devam ettirdi. 1900’de İstanbul’a giderek Mekteb-i Harbiye-i Şahâne’ye başladı.

Mezuniyetinden sonra ilk yazısını Selanik’te “Genç Kalemler” dergisinde yayınlanan “Yeni Lisan” adlı makalesidir. Bu makale Milli Edebiyat Akımının başlangıcı niteliğindedir. Bu akımın öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali Canip ile birlikte yapmışlardır. Türkçemizi yabancı kelimelerden arındırarak kendi kurallarına göre kullanılması gerektiğini savunmuşlardır. Eserlerinde yalın bir dil kullanımı tercih etmişlerdir.

Balkan savaşının başlamasıyla 1 yıllık esaret süreci başlar… Bu süreçte bir çok eser okuyan Ömer Seyfettin, yazarlık hayatındaki en büyük tecrübeyi bu dönemde kazanır. Ülkemizdeki Maupassant  öykücülüğün kurucu olmuştur. Hikayelerinin sonunu sürpriz şekilde bittiğini görürüz.

omer seyfettin mezari

1914 yılında Kabataş lisesine öğretmen olarak atanır. Hayatının son günlerine kadar görevini sürdürür.

Ölümü de çok trajiktir. Yaşadığı dönemde insülin hastalığı bilinmiyordu, tam da o dönem Ömer Seyfettin hastaneye yatırılır. Giderek zayıflar, gücünü kaybeder.. Doktorlar bol bol meyve yemesini önerse de o dönemin şartlarına bu önerinin ne kadar doğru olup olmadığını anlamak güçtü. Hatta imkansız denilebilirdi..

Hastaneye yatırıldıktan tam 2 gün sonra edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri olan Ömer Seyfettin henüz 35 yaşındayken hayatını kaybetti.

omer seyfettin otopsi

Ömer Seyfettin’in çilesi öldükten sonra da bitmiyor. Hastanede onu tanıyan hiç kimse olmadığı için tıp öğrencileri onu sahipsiz bir ölü sanıyor ve kadavra olarak kullanırlar. Bu anların görüntüsü gazetelerde paylaşılması üzerine Ömer Seyfettin’in sevenleri hastaneye akın eder, ancak her şey için çok geçti. Daha sonra yapılan otopsi de beyin kanaması geçirdiği öğrenilir. Cenazesi, Mahmut Baba Mezarlığı’na defnedilir, ardından buranın kamulaştırılmasıyla birlikte naaşı Ayazağa’daki Yeni Asri Mezarlığına defnedilir.

Yazar Hakkında

Bilginin paylaştıkça güzel olduğuna inanan, her şeyi yazıp doğru düzgün biyografi yazamayan kitapsever

İçinde Kalmasın Yorum Yap